| BU YAZININ BAŞLIĞI YOK |
05.08.2008 |
| |
|
|
|

Ayşegül ALDİNÇ |
Karanlık günler yaşıyoruz. Sıcak ve karanlık...
Ateş düştüğü yerden fazlasını yakıyor. İnsanın kanı donuyor...
Ve herkes için hayat bir sonraki emre kadar devam ediyor...
Kan revan içinde çaresiz ölü canlar, artık nefes alma ihtimalini ortadan kaldıran, yanan, yakılan ormanlar, gittikçe azalan yaşama sevinci...
Garip bir paradoks var öte yandan; Şiddeti eleştirirken, sen birilerini buruşturmaya, çitilemeye küfür etmeye kalkışırken yakalanıyorsun kendine. Şiddet ki basbayağı hepimizin içinde olan... Can Dündar'ın cumartesi günkü yazısında ifade ettiği gibi 'İnsanın karanlık yanının aydınlatılması gerek'.
Önce o yanı kabul etmekle başlamalı bence.
Yanan ocakların ateşini hiçbir sözcük söndüremeyecek.
Bir bunu biliyorum.
OSMAN YAĞMURDERELİ
Osman da gidiverdi... Gidenlerin arkasından yazarken insan ilk ağızda anılara sığınır. Anılar, gideni de, geride kalanı da yaşatır zira... Ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyorum.
Osman'la tanışıklığımız çok eski yıllara dayanır. Hep takılırdık birbirimize... Ben onun şarkıcılığını beğenmez bunu da ona söylerdim. O da bana kızar; 'albüm yapıyorum, kulaklığı takacaksın devamlı beni dinleyeceksin' diye ceza-temenni arası yüklenirdi. Siyasetle hemhal oluşunu hiç anlamamıştım. Ama Osman Yağmurdereli adı, televizyon-seyirci ilişkisinde iki taraf adına da memnuniyet verici sonuçlar yaratmıştır.
Bu deli dolu adamın sevimli yanlannı hatırlayacağım hep. Ruhu huzur bulsun
NİMET ÇUBUKÇU'YA EMMA PEEL LOOK
TRT'nin tek tabanca olduğu 70'1i yıllarda 'Tatlı Sert' diye bir dizi vardı. Orjinal adı 'The Avengers' olan bu dizide Ajan Emma Peel (Diana Rigg) ve John Steed'in (Patrick Macnee) maceralarını izlerdik bayıla bayıla. 1998'de sinema varsiyonu çekildi (Uma Thurman-Ralph Fiennes) Diana Rigg'in dizideki 70'lerin Pop art rüzgarından etkili giysilerini pek beğenirdim o sıralar...
Bizim gazetede Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ile ilgili bir haberin fotoğrafını görünce zaman tüneline girmiş gibi oldum. Kendisi Emma Peel gibiydi. Beyaz ayakkabılarını ayrı tutarsak bu haliyle çok hoş, çok havalıydı. Kılık kıyafetteki bu çizgisini beğendiğimi söylemeliyim. Bu durum karşısında kendisi; 'Benzete benzete beni ajana mı benzetti' deeer yoksa bu (bence) havalı benzetmeden mutlu mu olur orasını kestiremedim bak...
BENZER KÖŞESİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya ile Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun Kahyaoğlu fiziksel olarak nasıl da benzeşiyorlar. Abdurrahman Bey, yoğun gündemin ardından nasıl bir hissiyat içersindedir bilinmez. Ama Tayfun Bey, Flash TV'nin Dest-i İzdivaç programında canlı yayında evlenenlerin nikah şahitliklerini yapmaya devam ediyor. Acaba yedi yuva yapanın cennete gitme hikayesi nikah kıyıcılar için de geçerli mi?! Bu 'kıyma-kıyım...' kelimesinin eş anlamına takıldım şimdi; Mutluluğa 'kıymak suretiyle' kapı açmak kulağa bi tuhaf gelmiyor mu sorarım size ey ümmet-i Müslimin?!
BU BİR SUÇ DUYURUSUDUR!
İnsanlık ayıbı yalnız insan öldürmekle işlenemz. Doğayı paylaştığın canlıları da seveceksin. Gani Rüzgar Şavata diye bir yönetmen-oyuncu var. Pazar günkü Posta'nın haberinde yönettiği son filmde bir atın sürüklenerek öldürüldüğüne dair bir iddia yer alıyor. Ortaya çıkarılan fotoğraflarda atın paramparça resimleri var. Bu adam açıklamasını yargı önünde yapmalı cezasını da çekmelidir.
Bu bir suç duyurusudur! |
|